kısa yollar Giriş
icon
icon
Sohbetin önemi

Sohbetin önemi

Sohbet ne demektir?

Şimdi söyleşi diyorlar. Söyleşi, konuşarak vakit geçirme demektir; ama dinimizde, sohbetin tarifi başkadır. Sohbet, beraber olmak demektir. İnsanın derece bakımından kendinin üstünde veya altında yahut akranı ile bir araya gelip, Allahü teâlânın ve Peygamber efendimizin beğendiği, hoşnut olduğu şeyleri konuşması demektir.

Kişinin kendinden üstün olanla beraber olmasının hakikati, o zata hizmettir. Aşağısında olanla sohbetin gereği, onun hallerinden bir noksanı gördüğünde onu ikaz edip, kusurundan haberdar etmektir. Aynı seviyede olan sohbet arkadaşlarının sohbetlerinin hakikati, başkalarının, yabancıların yanında birbirlerinin kusurlarını görmezden gelmektir.
İlminden, iyi ahlakından istifade edilen salih bir arkadaş bulunca, ona lüzumlu hürmeti göstermelidir! Onun can ve malını, kendi can ve malından önce tutmalıdır! Ayıplarını araştırmamalı, aybı olsa bile görmemeli ve kimseye söylememeli, hatta kendi kendine aybını düşünmemeli, unutmalıdır! Sözüne itiraz etmemeli, asla münakaşaya girmemelidir! Aleyhinde konuşan olursa, uygun şekilde susturmalı, alınacağı veya üzüleceği bir söz söylememelidir! Suizanda bulunmamalı, uygunsuz hareketlerini dalgınlığa veya unutkanlığa yormalıdır! Yani bir mazeret arayıp suçsuz olduğunu kabul etmelidir; çünkü güzel ahlak sahibi, insanları mazur görür. Onların kusurlarını meydana çıkarmaz


Ön yargılı gitmemeli. Ne derse, seve seve kabul eden bir düşünceyle gitmeli. Dolu şeye, bir şey koymazlar. Boş olarak gitmeli, dolu olarak dönmeli. Dolu giderse, yani kendinde bir varlık hissederek giderse faydalanamaz, eli boş döner. Yardım edecek kimse de, elbette zengine değil fakir olana, ihtiyaç sahibi olana yardım eder. Doktorlar da, kendilerine tedavi için gelenleri, yani hastayım diyenleri tedavi ederler. Ben hasta değilim, benim bir şeyim yok diyenlere bakmazlar. İşte bunun gibi, ben biliyorum, ihtiyacım yok diyenler, elbette ilimden, feyzden mahrum kalırlar demektir.

 

Çeşitli ikramlar olursa, diğerlerinin evlerine gidildiğinde, kendilerini benzer ikramlarda bulunmak zorunda hissedenler çıkabilir. Şunlar bunu yaptı, falanca yapmadı gibi dedikodulara da sebep olabilir. Toplantıya gölge düşürebilecek her çeşit işten uzak durmalıdır. Sadece çay olursa problem olmaz.

Bu toplantıların haricinde, her zaman arkadaşlara çeşitli ikramlar yapılabilir, ziyafet verilebilir. Toplantı ile ikramı birbirine karıştırmamalıdır.

Sohbet, beraber olmak demektir. Birkaç salih kimse, bir araya gelip hiç konuşmadan otursalar, sohbet etmiş olurlar. Kalblerinden birbirine sevgi akımı başlar. Allah sevgisi yüksek olanın kalbinden alçak olanın kalbine feyz akar. Bu, bileşik kaplar gibidir. Bileşik kaplardaki sıvı, aynı seviyeye gelene kadar durdurulamadığı gibi, bu akıntı da durdurulamaz. Onun için herhangi bir bahane ile bir araya gelmeli. Bir araya gelince sohbete kavuşulmuş olur. Sohbette muteber bir kitap okunur, büyük zatlardan hürmetle bahsedilirse oraya rahmet yağar.

Büyük zatların sözleri arasına kasten böyle sapık sözler karıştırıyorlar. Bunu Almanya’daki bir arkadaş göndermiş. Kendisine, bu yazıları nereden aldığı sorulunca, (Ben iki bin kişiyle mailleşiyorum. Kimin gönderdiğini bilemem) dedi. Biz de, daha çok kişiyle mailleşiyoruz. Ama böyle bir yazının nereden geldiğini biliyoruz. Her maili gönderenin ismi elbette bilinmez, ama kıymetli bir sohbet diye bildirilen bir maili gönderenin kim olduğunu bilmemek biraz tuhaf değil mi? Kimin elinde böyle dine aykırı sohbet varsa imha etmelidir.


Büyüklerden duyduğunu anlatmak da maharet ister. Hatırımızda yanlış kalabilir veya başka bir kelime kullanılır mânâyı bozar. Zata mahsus [kişiye özel] bir söz söylenmiştir, bunu genele yaymak yanlış olur. Orada bulunan bazıları için ilm-i siyaset icabı, o zamana ve şartlara göre söylenmiştir. Bunu her zaman her yerde anlatmak uygun olmaz. Hattâ suizanna, fitneye sebep olabilir.

 

Böyle sohbetlerden maksat, doğru olan kitapları okumak ve okutmaktır. Sohbetlerde sadece kitap okumalı, kendinden bir şey ilave etmemelidir. (Bizim sohbetimize gelen kurtulmuştur, gelmeyenin hâli haraptır) demek yanlış olur. Büyüklerden biri, sohbetle görevlendirdiği talebelerine,

Sohbette, ayrı bir grup gibi olmak, sanki ayrı bir yol tutmuş gibi davranmak, şeyh gibi olmaya çalışmak, kendini ön planda tutmak uygun olmaz. Aksi takdirde bu hâl, büyüklerin karşısında varlık iddia etmek, haddini bilmemek, onlarla yarış etmek olur. Sohbeti düzenleyen kimse, hep kendi konuşmamalı, herkes rahatça konuşabilmelidir. Oradakileri talebe gibi değil, arkadaşı olarak görmelidir. Şeyh gibi davranmaktan çok sakınmalıdır.

Yazı Admin Tarafından 09.02.2016 Tarih, Saat 9:11 ‘de Eklendi.

FacebookPaylaş
Yorum Yap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir